5 LİRAYA KAHRAMAN - PART 3 DAHA DA BETER OLACAK HER ŞEY
Serseri doğmuş bir insan kahraman olmak için en ideal kişidir. Neden mi? Çünkü kaybedecek hiçbir şeyi yoktur. Onun ne fantastik bir dünyası vardır, ne de büyük hayalleri!!
Dip not: Bir serseri kahraman olabileceği gibi kanun tanımaz bir suçlu da olabilir. Bunun tek sorumlu bizizdir. Hepinizi içeri atmalı!! Hey dur, ben de varım aranızda. Tamam, şimdi uslu birer çocuk olun ve devam edin.
- Yeri gelmişken '' Bir Kahraman'ın Temel Özellikleri'' nelerdir?
a) Oturduğu ev olabildiğince küçük olmalı.
b) Kesinlikle oturduğu evin girişi, binanın girişinden bağımsız olmalı.
c) Onda, diğerlerinden farklı bir hayat bakışı olmalı ''Yalan söylememeli''.
d) Yardım sever olmalı.
e) Birikmiş faturaları olmalı. ( Şaka değil lan gerçekten) '' Elektrik, su, telefon vb.''
f) Kirli bulaşıklar ve yıkanmamış çamaşırları unutmamak lazım. (Bunlar en önemli ayrıntı.)
Tamda bir kahraman da olması gereken bütün özellikler bunlar.
-''Bu nasıl kahraman lan böyle'' diye düşünmemek olmaz. Ulan faturalarını ödeyemeyen adamdan ''Kahraman'' mı olur. SSK'sı bile yoktur bunun.
-Na nan nan naa dilime dolandı, neydi bu? Biraz ara, bakayım hangi şarkıydı bu?
Evreka evreka buldum, Teoman'ın şarkısı Ruhun Sarışın ne alaka şimdi bu? Ama güzel şarkıymış vesselam.
Neden mi? Teoman der gibi duyulur kulak çınlaması ritmin de çınnnnnnnnnnn diye.
Bir süper kahraman kalbi kırık, hüzünlü, küskün ve yalnız. Hikayeye en baştan başlamak lazımdı bana kalırsa. Çünkü bir kahramanı anlamak için onun nasıl bu duruma geldiğini bilmemiz gerekirdi.
Ama yoook hayır hayır hayır, bu defa onu sizin ne durumlara soktuğunuzu görmemiz lazım.
Şimdi, histerikli düşünceleri kafataslarımızdan çıkarıp bir kenara koyalım. Hadi yumruklarınızı sallamaya başlayın, tüm öfkenizi kusun çünkü başka sefer olmayacak. Suskun kelimeler varsa dilinizin ucunda? Basın gitsin küfrü. Kaldırın başınızı ve dik durun; iyi yada kötü, güzel veyahut çirkin.. Miskin bedenlerimizi alaşağı edip kurtulalım bencilliklerimizden (kimse bencil olmadığını söylemesin), düş kurmak istiyorsan? Şimdi tam sırası. Kahraman olman benim için hiç bir anlam taşımaz. Herkes kendi hayatının kahramanıdır.
Gecenin ilerleyen saatlerinde Hulk Mahmut zavallı Marslı çöpçüyü evinin önüne getirmiş bırakacakken Marslı onu evine davet eder. Hulk Mahmut gitmek istiyordur fakat Marslı taşeron çöpçünün bakışlarına dayamaz ve içeriye girer. Marslı, Hulk Mahmut içeri girerken kendilerini takip eden birinin olup olmadığına bakmak için etrafına bakınır.
- Roma İmparatorluğundan Osmanlı İmparatorluğu'na kalan dünyanın merkezi bir şehir. Yer altı dehlizleriyle ünlü bir şehir ''İstanbul ''. Bu dehlizler bulundukları çağlarda bir çok farklı nedenlerle kullanılmıştır. Günümüzde göçükler ve su baskınları veya unutulan girişler nedeniyle sadece küçük bir kısmı kullanımdadır.
Darth Vader kaykayıyla Topkapı Sarayı'ndan Kapalı çarşıya doğru giderken pelerini rüzgarda dalgalanıyordur. Rüzgarı yüzünde hissetmeye başlamıştır. Kapalı çarşının girişinden bakınca; baharatçılar, antika klim satıcıları, yolun hemen alt tarafından gelmekte olan Güney Koreli bir gurup turist... Darth Vader gözlerini kapatıp bir nefes alır hafiften yağmur serpiştiriyordur. Darth Vader gözlerini açar, insanlar sağa sola koşuştururken o göğsünü yağmura açıp kollarını gökyüzüne kaldırır '' Adrian '' diye bağırır... Ahahahah fena olmazdı ama böyle değil tabi ki :). Baştan alalım, Darth Vader etrafındaki insanlara bakıp ellerini gökyüzüne kaldırır '' Hulk Mahmut''...
Darth Vader kimsenin ulaşamadığı dehlizlerden birini kendine üst olarak düzenlemiş... Darth Vader yeni aldığı tabloyu duvara asmak için çekmecelerde çivi ve çekiç arıyordur. Bir Klon Askeri elinde paslı bir duvar çivisi getirir. Darth Vader çiviyi alıp belindeki kılıfından 5110 Nokia telefonunu çıkartıp çiviyi duvara çakmaya başlar. (Bir cep telefonu her işe yaramalı adlı çalışmamız) Darth Vader geçip koltuğuna oturup elindeki 5110 nokia telefonuyla zabıta amiri Şahin'i arar.
Darth Vader - Kardeşş ne yapıyorsun be.
Şahin - Ne olsun kara oğlan. Bildiğin gibi sil süpür işte. Sizin işler ne durumda? Marslı ticareti yapma yasağı getirmiş bizim başbakan.
Darth Vader - Yav sorma amıına koyayım. İşler zaten kesat.
Şahin - Sen bulmuşsundur yolunu.. Ne köftehorsun sen. Hadi hadi neyin peşindesin yine.
Darth Vader iştahlı bir şekilde..
Darth Vader - Madem sordun. Sizin şu taşeron işçilerden biri Marslıymış.
Şahin - Hassikktirrrr.. Lan siktiğime bak sen.. Bizim millet aç gezsin, elin Marslısı gelip belediyede çalışsın..
Darth Vader ciddileşir..
Darth Vader - Ben onu istemiyorum!!
Şahin şaşırır...
Darth Vader - Onu kaçırmak üzereyken biri ona yardım etmiş. Araştırmalarımıza göre adı Hulk Mahmut...
Şahin bu ismi duyunca çılgına döner. Ne yapacağını bilemez elindeki gevrekten büyük bir ısırık alıp çayından bir yudum alır. Azılı düşmanının adını ikici defa duymuşdur.
-Galiba Şahin İzmirli. İzmililer bu Şahin'i bi güzel severlerdi. Anladınız siz onu. ;)
Hulk Mahmut köşedeki eski koltukta oturmuş öylece açık olan televizyona bakıyordur. Haberdeki bir ayrıntı dikkatini çeker. Başbakan açıklama yapıyordur.
Başbakan - Bundan böyle Uzay Yolu Ticaret Birliği kararlarınca Marslı ticaretine son verilmiş ve marslılar özgürce dolaşım hakkına kavuşmuşlardır.
Hulk Mahmut - Hey Koray bunu duymalısın dostum.
Marslı Koray koşarak gelir. Haberleri izlerken gözleri dolar. Aşık olduğu kadın Mars'ta kalmıştır. Marslılarla ilgili çıkan bu yasa sayesinde hayatının aşkına kavuşacaktır.
-Aşık bir adamı ''bu Marslı dahi olsa'' sevdiğinden ayırmak tam bir şerefsizliktir.
Hulk Mahmut ve Marslı Koray birbirine sarılırken kapı çalınır. İkisi de tedirgin bir şekilde kapıya doğru bakar.
26 Nisan 2016 Salı
Etiketler:
blogger,
çizgi kahraman,
darth vader,
hayal,
hayal kahramanı,
hero,
hikaye,
hulk,
kahraman,
makale,
marvel,
masal,
metin,
new,
öykü,
roman,
story,
super hero,
süper kahraman,
yeşil dev
17 Nisan 2016 Pazar
5 LİRAYA KAHRAMAN - PART 2 İYİLİK MELEĞİ
Süper kahraman hikayelerinin aksine Amerika'nın büyük şehirlerinde değil, tarihin en eski kalıntıları üzerinde yükselmiş bir şehrin ara sokaklarında bir kahraman olmak.
İyilik ve kötülüğün kol gezdiği birbiri ardına cinayetlerin işlendiği, birbiri ardına hayatların kurtarıldığı ama sadece kötülüklerin yüksek sesle göğsünü gere gere dolaştığı ama iyilerin hep sessizce yürüyüp gittiği bir şehir.
Burası neresi mi?
This is Sparta. Yok lan yok tabi ki de değil, o başka bir hikayeydi. Burası İstanbul. Tarihin en eski şehirlerinden biri. Bir çok imparatorluğa başkentlik yapmış bir şehir. Türkiye'nin en kalabalık şehri. resmi rakamlarla 14.657.434 insana ev sahipliği yapan ama gayri resmi olarak 25 milyon insanı barındıran bir şehir.
Gün yavaş yavaş biterken İstanbul silueti adeta kendi saltanatını yaşar gibi tüm izleyenlere görsel bir şölen yaşatıyordu. Galata kulesi beton yığınlarının arasından sıyrılmış gökyüzüne fırlatılmış bir ok gibi ben buradayım diye haykırırken, Sultanahmet camisinden yükselen ezan sesi kendisini ziyarete gelen her dinden insanı selamlar gibiydi.
Süper kahramanlar korkar mı?
Neden olmasın, sonuçta ne kadar üstün özelliklere sahip olurlarsa olsunlar onların da kalpleri var. Kırgın, üzgün ve yalnız bir kalp. Hop bir dakika bu hikaye yanlış bir yere mi gidiyor yine. Yok yok tamam şimdi aklıma geldi. Hava iyice kararmış ve sokak lambaları yanmaya başlamıştı, elinde süpürgesiyle belediyenin taşeron işçilerinden biri sokağı süpürmeye başlamış, iş yerlerinden çıkan işçiler az ilerideki otobüs durağına doğru ilerliyordu. Durağın camına yaslanmış öylece bekleyen genç bir adam ''soyuldum, cüzdanımı çaldılarrrrr.. helllppp miii helpppp miiii'' aynı anda adamların arkasından koşmaya başlar. Belediyenin temizlikçisi de adama yardım etmek için onunla birlikte koşmaya başlar ve ara sokaklarda amansız bir kovalamaca başlar.
Çöpçü, genç adama yan sokağa girmesini işaret eder ve adamları sıkıştırmak için ayrı yönlerden koşmaya başlarlar.
Çöpçü koşmaktan bitik düşmüş bir biçimde ilerlerken çığlık sesiyle geçtiği sokağa geri döner ve sesin geldiği yere doğru ilerledikçe ses ve çığlık giderek artıyordur. çöpçü sokağa girdiği anda başına bir darbe alır. Ne olduğunu anlayamamıştır çığlık hala devam ediyor ve çöpçü olduğu yerde doğrulur. Başını kaldırdığında çığlık atmaya devam eden kişi cüzdanı çalınmış olan genç adamdır. Genç adam kahkaha atıp adamın suratına yumruğu indirir.
Genç adam diğer iki kişiye adamı taşımalarını işaret eder. Çöpçünün kollarına girerek onu sokağın karanlık kısmına doğru sürüklemeye başlarlar. Genç adam cep telefonuyla birini arar ''Darth Vader elimizde Mars uyruklu biri var''.
-Neden bütün kötüler yavşak tipli olmak zorundadır. çünkü onlar gerçekten yavşaktır.
Zavallı çöpçü gözlerini açtığında arabanın içinden ışın kılıçlarıyla üç klon askeri çıkar. zavallı çöpçü ne yapacağını bilemezken kendini bir anda onların ellerinden kurtarıp nereye gittiğini bilmeden koşmaya başlar. Ayağı bir çöp torbasına takılıp yere düşer.
-Bu ne lan çöp torbasına mı takılıp düşer. Bu nasıl bir ihanettir. İşte bence en acı şeylerden biride bu olsa gerek, mesleğimizin bize ihanet etmesi!!!
Klon askerleri ışın kılıçlarıyla adamın koştuğu yöne ağır adımlarla gelirken, zavallı çöpçü geri geri sürünerek çöp konteynerına doğru gider. Klon askerleri ona yaklaşıp ışın kılıçlarını kaldırırken... konteynerın arkasındaki karanlıkta bir çift yeşil göz belirir...
-Kahramanlar korkmuş olsa da yardıma ihtiyacı olan Mars uyruklu bir yaşam formuna bile yardım edebilirler ya da öyle bir şeydi...
Hulk Mahmut bulunduğu yerden çıkıp Klon askerleriyle savaşıp zavallı Mars uyruklu çöpçüyü kurtarır. Çöpçüyü omuza atıp koşarak oradan uzaklaşırken artık yeni bir düşman daha kazanmıştır.
Darth Vader bunu Hulk Mahmut'a ödetecektir.
Süper kahraman hikayelerinin aksine Amerika'nın büyük şehirlerinde değil, tarihin en eski kalıntıları üzerinde yükselmiş bir şehrin ara sokaklarında bir kahraman olmak.
İyilik ve kötülüğün kol gezdiği birbiri ardına cinayetlerin işlendiği, birbiri ardına hayatların kurtarıldığı ama sadece kötülüklerin yüksek sesle göğsünü gere gere dolaştığı ama iyilerin hep sessizce yürüyüp gittiği bir şehir.
Burası neresi mi?
This is Sparta. Yok lan yok tabi ki de değil, o başka bir hikayeydi. Burası İstanbul. Tarihin en eski şehirlerinden biri. Bir çok imparatorluğa başkentlik yapmış bir şehir. Türkiye'nin en kalabalık şehri. resmi rakamlarla 14.657.434 insana ev sahipliği yapan ama gayri resmi olarak 25 milyon insanı barındıran bir şehir.
Gün yavaş yavaş biterken İstanbul silueti adeta kendi saltanatını yaşar gibi tüm izleyenlere görsel bir şölen yaşatıyordu. Galata kulesi beton yığınlarının arasından sıyrılmış gökyüzüne fırlatılmış bir ok gibi ben buradayım diye haykırırken, Sultanahmet camisinden yükselen ezan sesi kendisini ziyarete gelen her dinden insanı selamlar gibiydi.
Süper kahramanlar korkar mı?
Neden olmasın, sonuçta ne kadar üstün özelliklere sahip olurlarsa olsunlar onların da kalpleri var. Kırgın, üzgün ve yalnız bir kalp. Hop bir dakika bu hikaye yanlış bir yere mi gidiyor yine. Yok yok tamam şimdi aklıma geldi. Hava iyice kararmış ve sokak lambaları yanmaya başlamıştı, elinde süpürgesiyle belediyenin taşeron işçilerinden biri sokağı süpürmeye başlamış, iş yerlerinden çıkan işçiler az ilerideki otobüs durağına doğru ilerliyordu. Durağın camına yaslanmış öylece bekleyen genç bir adam ''soyuldum, cüzdanımı çaldılarrrrr.. helllppp miii helpppp miiii'' aynı anda adamların arkasından koşmaya başlar. Belediyenin temizlikçisi de adama yardım etmek için onunla birlikte koşmaya başlar ve ara sokaklarda amansız bir kovalamaca başlar.
Çöpçü, genç adama yan sokağa girmesini işaret eder ve adamları sıkıştırmak için ayrı yönlerden koşmaya başlarlar.
Çöpçü koşmaktan bitik düşmüş bir biçimde ilerlerken çığlık sesiyle geçtiği sokağa geri döner ve sesin geldiği yere doğru ilerledikçe ses ve çığlık giderek artıyordur. çöpçü sokağa girdiği anda başına bir darbe alır. Ne olduğunu anlayamamıştır çığlık hala devam ediyor ve çöpçü olduğu yerde doğrulur. Başını kaldırdığında çığlık atmaya devam eden kişi cüzdanı çalınmış olan genç adamdır. Genç adam kahkaha atıp adamın suratına yumruğu indirir.
Genç adam diğer iki kişiye adamı taşımalarını işaret eder. Çöpçünün kollarına girerek onu sokağın karanlık kısmına doğru sürüklemeye başlarlar. Genç adam cep telefonuyla birini arar ''Darth Vader elimizde Mars uyruklu biri var''.
-Neden bütün kötüler yavşak tipli olmak zorundadır. çünkü onlar gerçekten yavşaktır.
Zavallı çöpçü gözlerini açtığında arabanın içinden ışın kılıçlarıyla üç klon askeri çıkar. zavallı çöpçü ne yapacağını bilemezken kendini bir anda onların ellerinden kurtarıp nereye gittiğini bilmeden koşmaya başlar. Ayağı bir çöp torbasına takılıp yere düşer.
-Bu ne lan çöp torbasına mı takılıp düşer. Bu nasıl bir ihanettir. İşte bence en acı şeylerden biride bu olsa gerek, mesleğimizin bize ihanet etmesi!!!
Klon askerleri ışın kılıçlarıyla adamın koştuğu yöne ağır adımlarla gelirken, zavallı çöpçü geri geri sürünerek çöp konteynerına doğru gider. Klon askerleri ona yaklaşıp ışın kılıçlarını kaldırırken... konteynerın arkasındaki karanlıkta bir çift yeşil göz belirir...
-Kahramanlar korkmuş olsa da yardıma ihtiyacı olan Mars uyruklu bir yaşam formuna bile yardım edebilirler ya da öyle bir şeydi...
Hulk Mahmut bulunduğu yerden çıkıp Klon askerleriyle savaşıp zavallı Mars uyruklu çöpçüyü kurtarır. Çöpçüyü omuza atıp koşarak oradan uzaklaşırken artık yeni bir düşman daha kazanmıştır.
Darth Vader bunu Hulk Mahmut'a ödetecektir.
Etiketler:
çizgi kahraman,
darth vader,
dream,
hayal gücü,
hulk,
makale,
masal,
masal kahramanı,
öykü,
öykü kahramanı,
roman,
roman kahramanı,
story,
superhero,
süper kahraman,
yazı,
yeşil dev
15 Nisan 2016 Cuma
5 LİRAYA KAHRAMAN - PART 1
Bir süper kahramanın her zaman belirgin özellikleri vardır. Mesela öncelikle kurşun geçirmez olmalı yada her dayak yediğinde yeniden ayağa kalkabilmesi gerekir. Ya da ne bileyim ben, bir çeşit eksantrik özellikleri olmalı, sonuçta bir süper kahraman değil mi? Uçmalı, kaçmalı birilerinin hayatında bir değişiklik yaratıp onlara imkansızı olağan kılmayı göstermeli.
Siz hiç süper güç özelliği yemek yapabilen süper kahraman gördünüz mü?
Sanırım hiç görmediniz...
Düşünsenize, Hulk (Türkiye de yaşadığına göre adı da Hulk Mahmut olurdu) o koca devasa cüssesi ve fıstık yeşili rengiyle Taksim meydanındaki dürümcülerden birinde elinde döner bıçağıyla döner kestiğini, size dönüp '' içinde soğan olsun mu abi-abla?'' dediğini... Sanırım kapının önünde bir izdiham olurdu. Yemek yemek için mi? tabi ki de hayır. Kesin ellerde sopalar, bıçaklar silahlar garibim Hulk Mahmut'u kovalardık vebalı diye.
-Hop durun ya Hulk Mahmut oğlum bu!!! adam süper kahraman lan, işsizlikten dürümcüye başlamış'' diyen çıkar mıydı acaba.
İşten kovulduktan sonra Hulk Mahmut'da diğer süper kahramanların talihsizliğini yaşardı. ne mi?
Hulk Mahmut işsiz kaldıktan sonra, istiklal caddesinde para kazanmak için beş lira karşılığında turistlerle yada oraya gezmek için gelen insanlar fotoğraf çektirmeye başlar. Zavallı Hulk Mahmut hiç hoşnut olmasa da bu durumu kabullenmek zorundaydı.
Güneşli bir pazar günü turistin biriyle poz verirken zabıtalar Hulk Mahmut'u fark edip kovalamaya başlarlar. Hazırlıklı gelen zabıtalar uçan süpürgelerine binip Hulk Mahmut'u kovalamaya başlarlar. Hulk Mahmut o kadar hızlı koşuyordur ki zabıtalar uçan süpürgelerinin nitrolarını açmak zorunda kalırlar ki bunu sadece olağanüstü hal durumlarında yaparlardı.
Zabıtalar, şerifleri uyararak olaya dahil olmalarını isterler fakat Şerif Hüseyin bu olayın sadece zabıtayı ilgilendirdiğini söyleyince zabıta müdürü Şahin bu duruma içerleyip Hulk Mahmut hakkında kırmızı bülten çıkarmak için onun adını karalamaya karar verir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)